Ahiskavî kaddesallahu sirrahu’l ăli evlatlarını göstererek:

‘Bunlar benim sülbümden gelen evlatlarım’

Sonra Mahmud Efendiyi göstererek:

‘Bu Mahmud da benim yolumdan gelen Evladım’

‘Vallâhi yolumdan gelen bir Mahmud’u sülbümden gelen bin evlada değişmem” buyurdular.

-İmam Abdullah Siracuddin 2002 yılında vefat etmiş büyük bir alim.
Başta Kur’an-ı Kerim’i olmak üzere 100.000 Hadis-i Şerif’ten fazlasını ve dahi binlerce beyitlik ilmi metni hıfzetmiş, ilmi metinlere vukufiyette okyanus misali denilen bir alim. Ama hayatta iken çok fazla tanınmamış bu nedenle gereği gibi istifade edilememiş kendisinden.
Bu alim zatın hem medrese arkadaşı hem de manevi ağabeyi olan Allame Şeyh Abdulfettah Ebu Ğudde (r.a.) onun gereği gibi tanınmayışının ona zarar vermeyeceğini asıl mahrum olanların onu tanıyamayan olduğunu telmihde bulunmak suretiyle şöyle dile getirmiş:

“Gizli kalmak ayıp değildir
Kıymet sahibi bir zât için,

Kadir gecesi de gizlidir
Ancak en hayırlısıdır gecelerin.”

|Bkz.: el-İsnâdu Mine’d Dîn

Bu sadece bir misal, daha kimbilir ne cevherler vardır tanınmayan, kıymeti bilinmeyen ülkemizde ve diğer beldelerde.

Allah Teala bu hayırlı ümmete isimlerinin gereği hayırlı olmayı din ilimlerine ve böylesi kıymetli din alimlerine gereken hürmeti gösterip ahirete irtihal etmeden kendilerinden ve ilimlerinden tam anlamıyla istifade etmeyi nasip etsin. Amin.

“Arifin kıymetini Arif olan bilir
Ehli ilmin rütbesini bilmez ehli inhitat “

Ebû Osman Nehdî hazretleri tabiînin büyüklerinden olup hadis âlimidir. Peygamber Efendimiz (sallallahü aleyhi ve sellem) ha­yatta iken İslâmiyet’i kabul etmekle be­raber kendisiyle görüşemedi ve eshab-ı kiramdan olamadı. Halife Ömer (radıyallahü anh) devrinde Medine’ye göç etti. Kerbelâ Vak’ası’ndan sonra Basra’ya yerleşti. 100 (m. 718)’de vefat etti. Talebelerinden Süleyman Tarhân, onun vefat ederken şöyle söylediğini bildirdi:
“130 yıl yaşadım. Bu zaman zarfında her şeyin eskiyip değiştiğini gördüm; fakat gönül­deki istek ve arzular hiçbir değişikliğe uğramadı!..”
İlme bilhassa da hadis şerif öğrenimine o kadar meraklıydı ki Hacc için Mekke’de olduğunu duyduğu Eba Hureyre Radıyallahü anh’dan sadece bir Hadis’i Şerif’ i öğrenip nakledebilmek için o da Mekke’ye gitti. Arafat’ta kendisini buldu hadisi öğrendi. Ayrılırken sadece bu hadisi öğrenmek için Arafat’a geldim gelmiş iken Hac’da yapmış oldum dedi.

Hadis öğrenmek için hacca gidiyorlar idi büyüklerimiz biz nereye gidiyoruz veya gidiyor muyuz? Gitmiyorsak gidelim hem öğrenmek hem öğretmek üzere.
Allah yolunda olanlarla olalım ki Allah yolunda olanlardan olalım,
SALİHLERİ SEVELİM Kİ SALİHLERDEN OLALIM
Ensardan bir zat geldi:
يا رسول الله
أظن اننى ان لم يرك فيه ان اموت

“Ya Rasulallah! Öyle bir an geliyor ki seni göremeyecek olsam ölecek gibi oluyorum. (Ancak gelip seni gördüğümde sakinleşiyorum.)” dedi ve ağlamaya başladı.
İyi ama onu görmüştü işte pekiyi neden ağlıyordu hâlâ? Sözlerine devam etti;
Ya Rasulallah! Ahireti düşünüyorum sen cennette Nebiler ile beraber yüksek mertebelerde olacaksın benim ise cennete gireceğim bile belli değil girecek olsam dahi senin yanında nasıl olabilirim ki? Ben orada seninle olamaktan korkuyorum.
Efendimiz sessiz kaldı. Bunun üzerine ayet celile nazil oldu:

  • وَمَنْ يُطِـعِ اللّٰهَ وَالرَّسُولَ فَاُو۬لٰٓئِكَ مَعَ الَّذ۪ينَ اَنْعَمَ اللّٰهُ عَلَيْهِمْ مِنَ النَّبِيّ۪نَ وَالصِّدّ۪يق۪ينَ وَالشُّهَدَٓاءِ وَالصَّالِح۪ينَۚ وَحَسُنَ اُو۬لٰٓئِكَ رَف۪يقاًۜ ﴿٦٩﴾
  • ذٰلِكَ الْفَضْلُ مِنَ اللّٰهِۜ وَكَفٰى بِاللّٰهِ عَل۪يماً۟ ﴿٧٠
    “Kim Allah’a ve peygambere itaat ederse işte onlar, Allah’ın kendilerine lutuflarda bulunduğu peygamberler, sıddıklar, şehidler ve sâlih kişilerle beraberdirler; bunlar ne güzel arkadaşlardır!”
    “Bu lutuf Allah’tandır; bilen olarak Allah yeter.”(Nisâ Suresi – 69-70 )

Salih insanlarla beraberlik kişiye ne kazandırdırır, Âlimlerden Cafer b. Süleyman (rahmetullahi aleyh)’san öğrenelim:

“Kalbimde bir katılık hissettiğim zaman, kalkar hemen salihlerden Muhammed b. Vasi‘in yanına gider, meclisine katılır, yüzüne bakardım. Böylece kalbimdeki katılık gider, içime ibadet neşesi gelir, tembellik üzerimden kalkar ve bu neşe ile bir hafta ibadet ederdim.”

“İnsan rûhuna en çok tesir eden iki müessir; ülfet ettiği kimselerin mânevî durumu ve yediği lokmaların helâliyet derecesidir.”(Osman Nuri Topbaş)

DUYURU VE DA’VET !!!
Yarın 14:00 İhya Sohbet zincirimizin Başakşehir’de ki halakasındayız.
“İslam’da Nezaket ve Adap” isimli Kitabımın tahlilini yapacağız.

BAŞAKŞEHİRLİ Talebe, hoca ve tüm diğer HANIM kardeşlerimi beklerim.

Adres:
Altınşehir Mahallesi Osmanlı Caddesi Cami Sokak eski Merkez Camii