Kazakistan Astana’da bir aksakal şöyle diyordu:
“İstanbul’a gittiğinizde selam söyleyin. En iyi hocalarını seçip bize göndersinler. Çünkü Ahmed Yesevi Hazretleri bin yıl evvel en iyi talebelerini seçip Anadolu’ya göndermişti..”
Atamız Bilge Kağan Orhun Yazıtları’nda bize tavsiyesine uyarak;
“ Türk Milleti yaşasın ili ve töresi bozulmasın diye gece uyumadan gündüz yorulmadan ölesiye bitesiye çalışmak “ lazım şuurla durmadan yılmadan çalışmak.

Yunus Aleyhisselam 30 yaşında peygamber oldu 33 sene Allah’a daveti neticesinde yüz binden fazla nüfuslu Ninova kasabasında kendisine sadece ama sadece iki kişi iman etti.
Ümit kesmeden bir kişi iki kişi demeden sadece çalışmak yolda olmak yolda ölmek.

Çalışmak yani cihad etmek lâzım mal, el ile yeri geldiğinde can ile,
Zira Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ihtar etti sözleriyle,
Birkaçını nakledeyim kardeşim dinle, Sonrasında ihlas ile amel eyle,
Beraberce muvaffak olalım dua eyle!!!
-“Müşriklerle, mallarınızla, ellerinizle, canlarınızla ve dillerinizle cihad edin!”
(Ebu Davud 2504)
-Abdurrahman bin Ka’b bin Malik babasından şöyle nakleder:
Babam, şairler hakkında vahyedilen: “Şairlere ancak azgınlar uyar!” Şuara Suresi 224. ayeti hakkındaki fikrini Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e sorunca şöyle buyurdu:
“Mü’min kılıcı ve diliyle cihad eder! Nefsim elinde olan Allah’a yemin ederim ki, şairler savaşı metheden, Mücahidleri savaşa teşvik eden, onları cesaretlendiren, coşturan ve şiirleriyle sanki düşmanları ok yağmuruna tutan kişilerdir!”
(Ahmed bin Hanbel Müsned)

-“Kuşkusuz ki, benim ümmetimin seyahati, Allah-u Teâlâ’nın yolunda cihaddır.”(Ebu Davud 2486)

-“Allah’ın yolunda cihad ediniz! Kuşkusuz ki Allah’ın yolunda cihad, cennet kapılarından bir kapıdır. Allah Tebâreke ve Teâlâ cihad sebebiyle üzüntü ve hüzünden kurtarır.”(Ahmed bin Hanbel Müsned)

-“Allah’ın yolunda savaşa giden Mücahid ve Beytullah’a Hac ve Umre yapmak için giden kimseler, Allah’ın elçileridir. Allah onları davet etmiş onlar da Allah’a icabet etmişlerdir. Eğer onlar Allah’a dua ederlerse, Allah onlara icabet eder. Eğer onlar Allah’tan bağışlanmalarını isteseler, Allah da onları bağışlar.”(İbni Mace 2893)

-“Bir kavim cihadı terk ederse, mutlaka Allah onların umumuna azap eder!”
(Tergib ve Terhib 3/246)

-“Savaşmadan ve kendi kendine savaşma isteği ile konuşmadan yani, savaşa niyet etmeden ölen kimse münafıklıktan bir şube üzere ölür!”(Müslim 1910/158)

-“Kim, savaşa gitmez veya bir gaziyi techiz etmez ya da savaşa giden kişinin ailesine hayırlı bir şekilde halef olmaz ise, Allah subhanehu onu kıyamet gününden önce bir kıyamete uğratır!”(İbni Mace 2762)

-Ebu İmran (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
Biz İstanbul’u murad ederek Medine’den savaşa çıktık. Cemaatin başında Halid bin Velid (Radiyallahu Anh)’ın oğlu Abdurrahman (Radiyallahu Anhuma) vardı. Rum askerleri sırtlarını İstanbul şehrinin surlarına dayamışlardı. Rumlar karşımıza büyük bir ordu çıkardılar. Onlara karşı Müslümanlardan bir o kadar veya daha fazla asker çıktı. Mısırlıların başında, Ukbe bin Amir (Radiyallahu Anh) bulunuyordu. Cemaatin başında ise Fedale bin Ubeyd idi. Derken Müslümanlardan bir adam Rum saffına hücum ederek onların arasına girdi.
Bunun üzerine insanlar bağırarak şöyle dedi:
−“Subhanallah! La İlahe İllallah! Kendi eliyle kendini tehlikeye atıyor!”
Bunun üzerine Ebu Eyyub el-Ensari (Radiyallahu Anh) ayağa kalkarak şöyle dedi:
−Ey Ensar topluluğu! Kuşkusuz ki siz bu ayeti böyle te’vil ediyorsunuz! Ama şüphesiz ki bu ayet, biz Ensar topluluğu hakkında indi. Allah, Nebisi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e yardım edip, İslam’ı kuvvetlendirip ve İslam’ın yardımcıları çoğalınca bizim bağzımız bağzımıza Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’den saklı olarak şöyle dedi:
−“Kuşkusuz ki malımız ziyan oldu! Şüphesiz ki Allah, İslam’ı kuvvetlendirip ve İslam’ın, yardımcılarını çoğaltmıştır. Gelin mallarımızın başında duralım ve onların geri kalan kısmını ıslah edelim.”
Bunun üzerine Allah Tebâreke ve Teâlâ Bakara Suresi 195. ayetini indirdi:
‎وَأَنفِقُواْ فِي سَبِيلِ اللهِ وَلاَ تُلْقُوا بِأَيْدِيكُمْ إِلَى التَّهْلُكَةِ
“Allah’ın yolunda infak edin! Ve kendi elinizle kendinizi tehlikeye atmayın!..”
Ebu Eyyub el-Ensari (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
−“Elleri tehlikeye atmak, mallarımızın başında bulunup, onları ıslah etmemiz ve cihadı terk etmemizdir!”
Ebu İmran (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
“Ebu Eyyub el-Ensari (Radiyallahu Anh) İstanbul’a defnedilene kadar Allah’ın yolunda cihaddan ayrılmadı!”(Ebu Davud )

Not:
Ata yurdumuz Özbekistan’ın Semerkand şehri
Ehlisünnet’in Reisi, mezheb imamımız büyük müctehid, İmam Mâtürîdî Efendimiz hazretlerinin defîn-i hâk-i ıtırnâk oldukları Türbe-i Şerifleri!