“İnsanlara ve özellikle dünya ehline hâlinden şikâyet etme. Sonra Allah seni onlara bırakır, perişan olursun.” (İmâm Gazâli Hz.)

Biz günümüzde halimizi hem de şahsi, dünyevi değil umumu ilgilendiren uhrevi sorunlarımızı değil dünya ehline arzetmek Allah yolunda dava arkadaşı olduğumuz veya kendilerini öyle gördüğümüz talebe, hoca, samimi müslüman kardeşlerimize açamaz olduk kazara açsakta çoğu zaman karşılık bulamaz olduk mealesef.
Pekiyi ne yapalım yani maddi-manevi sıkıntılı halimizin halli için?
Tam da bugünlerde sorduğun bir soruydu bu. Biranda cevabı karşıma çıktı,ümitvar oldum, ferahladım, umarım sizde de aynı etkiyi hatta daha güzelini yapar.
Nasıl mı?
“Efendim bu nasıl haldir bir sıkıntıya düşsek etrafımızda hiç kimse kalmıyor.” Diye dert yanar bir kimse İmam Şafii’ye. Cevaben o hakiki mürşit, yüce İmam ne de gerek? Buyurur ki :
“Eğer insanlar zorluk anında sizden ayrılıyorlarsa, size yardımcı olmuyorlarsa bilin ki; sizin işinizi Allah azze ve celle üstlenmek istiyor. Ve unutmayın ki vekil olarak Allah yeter…”

Amenna ve saddekna

‎وَتَوَكَّلْ عَلَى اللّٰهِۜ وَكَفٰى بِاللّٰهِ وَك۪يلًا
“Allah’a tevekkül et, (işini O’nun vekâletine bırak). Sana (bütün işlerde) vekil, Allah yeter.”(Ahzâb Suresi ;3)

‎وَمَنْ يَتَوَكَّلْ عَلَى اللّٰهِ فَهُوَ حَسْبُهُۜ
“…kim Allah’a dayanırsa o, yeter..” ona; (Talâk Suresi :3)

Nasıl? Çok güzel değil mi?
Fakat hadisi şerifte zikredilen şu kaidelere dikkat!!!!

Abdullah İbni Abbas radıyallahu anhümâ’dan nakledildiğine göre şöyle demiştir:
Bir gün Hz. Peygamber’in terkisinde bulunuyordum. Bana:
‎يا غُلامُ إنِّي أعلِّمُكُ كَلماتٍ : احفَظِ الله يَحْفَظْكَ ، احفَظِ الله تَجِدْهُ تجاهَكَ ، إذا سَأَلْت فاسألِ الله ، وإذا استَعنْتَ فاستَعِنْ باللهِ ، واعلم أنَّ الأُمَّةَ لو اجتمعت على أنْ ينفعوك بشيءٍ ، لم ينفعوك إلاَّ بشيءٍ قد كَتَبَهُ الله لكَ ، وإنِ اجتمعوا على أنْ يَضرُّوكَ بشيءٍ ، لم يضرُّوك إلاَّ بشيءٍ قد كتبهُ الله عليكَ ، رُفِعَتِ الأقلامُ وجَفَّتِ الصُّحُفُ “
“Yavrucuğum, sana bazı kaideler öğreteyim” dedi ve şöyle buyurdu: “Allah’ın buyruklarını gözet ki, Allah da seni gözetip korusun. Allah’ın (rızâsını) her işte önde tut, Allah’ı önünde bulursun. Bir şey isteyeceksen Allah’tan iste. Yardım dileyeceksen, Allah’tan dile! Ve bil ki, bütün bir ümmet toplanıp sana fayda temin etmeye çalışsalar, ancak Allah’ın senin için takdir ettiği faydayı temin edebilirler. Yine eğer bütün ümmet, sana zarar vermeye kalksalar, ancak Allah’ın senin hakkında takdir ettiği zararı verebilirler. Çünkü artık kaderi yazan kalem yazmaz olmuş, yazıları değişmeyecek şekilde kesinleşmiştir. (Bundan sonra takdirde herhangi bir değişiklik söz konusu değildir.)
(Tirmizî)