“Bundan 10-20 sene önce dindar doktor arardık muayene olmak için, şimdi dindar Şeyh, Hoca arıyoruz, gerçekten son dönemde şeri ilim tahsil etmek ile, dindarlık, dinde tahakkuk ve amel etmek gerçekten çok farklı şeyler oldu”.(Şeyh Samir en-Nas)

Bir kardeşimiz:
“Sevindikleri şey çocukların kimisinin doktor kimisinin mühendis olmak istemesi. Bu mesleklerden o kadar çok var ki, şehirler ve toplum sağlığına bakınca bir işe yaramadığı ortada. Keşke birileri de ahlaklı bir ilim adamı ehil bir sanatkâr, kâmil bir Mü’min olunmasını nasihat etse”

Ne de doğru bir tesbit değil mi?

Pekiyi dindar kimdir? Dindar nasıl olunur?

Dervişe sordular
Kime kıymet verilmeli?


  • Derviş dedi ki;
    Hakedene

  • Hakedeni nasıl anlayacağız? diye sordular bu kez de
    *
    Derviş;
    Önce sen hak edeceksin…

  • Sen hakettiğinde karşına çıkacak zaten dedi…
    Karşına çıkınca onu seveceksin, hürmet edeceksin, te’zim edeceksin gittiği ehl-İ sünnet yolunu yolun bileceksin. Ardısıra o yolda gideceksin farz, sünnet, müstehab tüm şer’i hükümlere uyacak haram, mekruh her türlü yasaklardan kaçacaksın, bıkmadan yorulmadan daima taki sana ölüm gelinceye, son nefesini verinceye kadar. Sadece sözle, niyazla dindarlık olmaz, olamaz dostum.

Bayezid-i Bistamî’nin müritlerinden biri:
– Cübbenizden bir parça verseniz de teberrüken üzerimde taşısam, dedi.
Hazret şöyle cevap verdi:
– Evladım! Sen adam olmazsan, İslâm’ı yaşamazsan, Bayezid’in değil kürkü, derisini yüzüp içine girsen fayda vermez!

“Dindarlığını merak eden,

  • yalnız kaldığında ki hâline baksın..”(Cüneyd-i Bağdâdî R.A)

“Gece ibadetine kalkmak,

  • günahları altında ezilen kişiye ağır gelir!.”| Hasan-ı Basri (R.A)

“Gece ibadetine kalkmak,

  • günahları altında ezilen kişiye ağır gelir!.”(Hasan-ı Basri R.A)

Hz. Peygambere, (s.a.v)
“Ey Allah’ın Resûlü, hangi dua daha makbuldür? diye sorulunca,
‘Gece yarısı ve farz namazlardan sonra yapılan duadır.’ cevabını vermiştir”(Tirmizî)

Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:
“Allah’ın celalinden zikrettiğiniz tesbih (sübhanallah), tehlil (lâ ilahe illallah) ve tahmid (elhamdülillah) cümleleri Arş’ın etrafında dönüp dururlar. Onlar tıpkı arı oğulu uğultusu gibi uğultu çıkararak, sahiplerini andırırlar. Sizden biri, Arş’ın civarında kendisini andıran birisinin olmasından hoşlanmaz mı?”(İbnu Mace)

Hoşlanmaz olur muyuz elbet hoşlanırız bir mümin olarak. İşte onu diyebilmek için onu dedirttirebilmek için kimi Allah dostları dağlara çıktı kimi yetin altına girdi kimi halk içinde hak ike birlikteliğini muhafaza etti, ardlarında bir yâd cemil bırakıp gitti. Rahmet olsun dindarlara, rahmet olsun üç kuruşluk dünya için dinini satmayanlara, Rabbim bizleride fazlı ile ilhak eyleye onlara. Amin amin bi hurmeti Rasülihil kerim ve alihi ve ashabihi ecmein Ya Rahim!!!!